Kripto Para Hakkında Akıllara Durgunluk Veren Gerçekler – Kriptotek

Kripto Para Hakkında Akıllara Durgunluk Veren Gerçekler

Kripto paraların inanılmaz bir özelliği var ve bunu Satoshi dahil herkes gözden kaçırmış görünüyor. Gizli bir özellik, henüz etkinleştirilmemiş bir özellik ve hergün güç toplamaya devam ediyor. Bu özellik gerçekleştiğinde, toplumun her alanını yeniden yaratarak tüm dünyaya yayılacak. Nedenini anlamak için, para geçmişini birazcık anlamak zorundasınız.

Bitcoin hakkındaki gerçekler

 

 

Devlet paranın üretim ve dağıtımını tekeli altına aldıktan sonra başka herhangi bir üretime ihtimal bile bırakmayacak bir otorite kurdu. Bu mutlak otorite, 1996’da ABD’de kurulan e-gold’un 2008’de neredeyse 2 milyar dolardan fazla değerde işleme sahip olmasıyla sarsıldı.

Nedenini anlamak için, para geçmişini birazcık anlamak zorundasınız.

Devlet paranın üretim ve dağıtımını tekeli altına aldıktan sonra başka herhangi bir üretime ihtimal bile bırakmayacak bir otorite kurdu. Bu mutlak otorite, 1996’da ABD’de kurulan e-gold’un 2008’de neredeyse 2 milyar dolardan fazla değerde işleme sahip olmasıyla sarsıldı.

Amerika Birleşik Devletleri, e-gold’a karşı ‘lisanssız para dağıtımı’ nedeniyle öyle büyük bir savaş başlattı ki, şirket battı.

Ancak biri gidince daha azı kalmadı; anonim bir hacker yönetimi olmayan bir sistem kurdu: Bitcoin.

Bitcoin’in kurucusu Satoshi, anonimliğini koruyarak merkezi sisteme karşı kendi savaşını başlattı. Bitcoin değerlendikçe Satoshi’nin kimliği de daha büyük bir merak konusu oldu.

Paranın merkezi üretimi ve dağıtımına karşı olan Blockchain mantığı insanlar arasında yayıldıkça kripto paranın kullanımı da arttı ve Satoshi dünyanın en zengin adamı olma yolunda hızla ilerledi. Yeri yurdu belli tek bir hedefi yok etmek kolaydı; ancak ardında hiçbir iz bırakmayan ve kitlelere çoktan erişmeyi başaran görünmez bir gücü yok etmek düşünüldüğü kadar kolay olmadı.

Satoshi parayı basmıyor olmanın güzelliğini öngörmüş olabilir, ancak gözden kaçırdığı bir şey vardı; kripto parayı dağıtmak. Zaten kripto paranın eksik kaldığı konu da buydu: İnsanlar arasındaki dağılımı…

Peki bu parayı elde etmenin ve dağıtmanın daha iyi bir yolu varsa?

Bu işin kilit noktası, üretim anında dağıtımı başarabilmektir. ‘Ağustos Böceği Projesi’ olarak adlandırılan bir projeye göre para kendi kendini buluyor. Sistemde bulunan herkes ‘madenci’ ve kimsenin birden fazla ‘madenci’si olamaz. Tek yapmanız gereken uygulamayı telefona indirmek ve arka planda çalışmasına izin vermek. Bu yöntem aslında, paranın dağıtımını bir nevi oyunlaştırıyor. Bu sadece bir yol; ancak bu dağıtım için çok daha farklı yöntemler kullanılabilir. Tek yapmanız gereken yaratıcı olmak. Dağıtım sürecini oyun haline getirerek, network’e daha çok insan katıp, network’ü daha değerli yapabilirsiniz.

Bundan önceki tüm ekonomik yöntemler ve toplumsal anlayışların arkasındaki problem, işleyişin devamı için başkasının parasına ihtiyaç duyuyor olmasıydı. Ya bir gün kimseden alacak para kalmazsa? Ya zaten dağıtılmış parayı bir kere daha dağıtmayı başaramazsanız?

Aslında bu durum bugünkü kripto paranın en büyük eksikliğini de ortaya koyuyor. Kripto para, yeni para oluşturuyor. Ancak kripto para insanlara kredi ya da borç olarak verilmiyor, tam tersine insanlara kendilerine network oluşturmaları için dağıtılıyor. Zihniyet kredi sistemiyle aynı olsa da kimseye tam olarak borçlanmıyorsunuz.

Uygulama zihniyeti bu nedenle diğerlerine göre çok daha iyi. Uygulama indirildikçe hediye olarak verebilir, network genişledikçe ödül mantığıyla dağıtabilirsiniz.

Kripto para sistemi şu anda gelecek için yeterli seviyede büyümüyor. Çünkü sistem hala çok hassas; cüzdanlar hack’lenmelere karşı savunmasız…

Ancak siz bir de sistemin yeteri hızda ve yeteri derecede büyüdüğünü düşünün. İşte o zaman evrensel ekonomi teorileri çöker ve oyunun büyük isimleri yeni oyun alanına girmek zorunda kalırlar.

Hele de Amazon ve Google gibi büyük şirketler bu sisteme katılırlarsa, kendilerini koruma güdüleri devreye girer ve sistemi korumak ya da büyütmek adına birçok şeyi yaparlar.

Bu da oyunun kurallarını sonsuza dek değiştirir. Halihazırda tüm sistemin kaymağını yiyen üst tabaka artık bu nimetten daha fazla yararlanamaz ve kuralların hepsi değişir.

Blockchain mantığı kurallara ve insanlara tabii olmadığı için hem tüm kitlelere hitap edebiliyor hem de fiziki olarak hiçbir şeyden etkilenmiyor. Düşünün ki devlet kripto parayı tamamen yasaklıyor. Bu sadece kullanan insanları değil, devletin kendisini de etkiler.

Kripto parayı yasaklamak, var olan parayı toprağa gömmek demektir. Bu da devleti, kendisinin en sevdiği şeyden mahrum bırakır; insanlardan vergi almak. İnsanlardan vergi almayan bir devlet hayal edebilir misiniz?

Ancak sistem geri geldiğinde, zamanında toprağa gömülen paranız sizden alınmış olmayacak. Aynı şekilde size ait olmaya devam edecek. Bu nedenle kripto paranın kendisi illegal olsa bile siz aslında hiçbir zaman varlıksız olmayacaksınız.

Şu an Suriye’de olduğunuzu varsayın; her şeyiniz bitmiş. Paranız dahil. Bitcoin’iniz olsaydı fiziksel olarak yaşanabilecek hiçbir aksilik para kaybetmenize neden olmazdı; çünkü paranızın kontrolü genel bir yönetimde değil sizde olurdu.

Tabii ki her sistem gibi Blockchain anlayışının da kendi kusurları var. Ancak her konuda olduğu gibi ‘çocukları korumak’ ya da ‘terörizmle mücadele’ gibi büyük maskelerin arkasına saklanarak bu kusurları görmezden gelmenin bir anlamı yok.

Her sistemde olduğu gibi, sistemi kötüye kullanmaya çalışan, sistemden yararlanmaya çalışan insanlar olacaktır. Ancak çuvaldaki bir iki çürük elma için tüm bahçeyi yakmanın kime, ne faydası var?

Ancak Suriye örneğini tekrar düşünecek olursanız; kripto parayla yepyeni bir hayata başlamanız çok daha kolay olurdu. Zaten kripto paranın cazibesi de burada; tarihte ilk kez paranın gücü ve kontrolü, tek bir merkeze ya da yönetime değil, bize ait.

Üstelik oyunu şimdikine benzer bir hale de getirebiliriz. Yani rekabete açık bir oyun olmasına izin verebiliriz. Böylece herkes kendi network’ünü ve kurallarını belirleyebilir. Burada takım oyunu devreye giriyor. Çünkü yeni sistemde hem birimiz hepimiz için, hem de her koyun kendi bacağından asılır mantığı işliyor.

İşte tam da bu yüzden, siz de kripto para seçeneklerini gözden geçirebilir ve bu özgürlükçü dünyanın bir parçası olabilirsiniz.

 

En Fazla Okunanlar

Bitcoin İçin Gelecek: Gerçek mi? Yoksa Sadece Bir Kumar mı?
Bitcoin İçin Gelecek: Gerçek mi? Yoksa Sadece Bir Kumar mı?
Özellikle 2017 yılı Bitcoin için tam anlamıyla “yıldızlar diyarında bir güneş” tanımının hakkını verdiğini gösteriyor...
Daha Fazla Oku
Yeni Başlayanlar İçin Bitcoin: Bilmeniz Gerekenler!
Yeni Başlayanlar İçin Bitcoin: Bilmeniz Gerekenler!
Kriptopara birimleri, kuşkusuz şu bitirmekte olduğumuz 2017 yılının yatırım trendlerinde en çok yükselen değer oldu. ...
Daha Fazla Oku
Bitcoin Madenciliği Nasıl Çalışır? [1. Bölüm]
Bitcoin Madenciliği Nasıl Çalışır? [1. Bölüm]
Yasal para sistemlerinde hükümetler ihtiyaç duyduklarından daha fazla para basarlar. Buna karşılık, Bitcoin sistemind...
Daha Fazla Oku